Bazen bebeğinizin, çok uykusu olmasına rağmen uykuya dalmakta güçlük çektiği oluyor mu? Ya da odasına ya da yatağına gitmeyi tamamen reddettiği?
Küçük bebeklerde uykuya dalma güçlüğünün sık rastlanan nedenleri arasında aşırı yorgunluk, ya da henüz yeterince yorulmamış olmak bulunur. Aşırı yorgunluk, uzun süre uykusuz kalma sonucunda vücutta bir stres yanıtı oluşmasına, bu yüzden bebeğinizin gevşeyip rahatlayarak uykuya dalamamasına neden olabilir. Tam tersi, bebeğinizin henüz yeterince yorulmamış olması, gerekli uyku baskısının oluşmadığı anlamına gelir ve bebeğiniz yine uykuya dalmakta güçlük çeker. Bu yüzden, ilk aylarda bebeğin yorgunluk işaretlerini fark ederek en kısa sürede uyutmak, sonraki aylarda da, bu işaretleri gözlemlemenin yanı sıra, bebeğin ayına göre uyanıklık sürelerini bilmek büyük önem taşır.
Bunun yanında, daha büyük bebeklerin (yaklaşık 2 yaşından sonra), uyku zamanı uygun olsa da odasına gitmeyi ya da yatağına yatmayı reddetmesi, daha zorlayıcı ve çözümü daha komplike olan bir durum olabilir. Aslına bakarsanız bir bebeği “uyutmak” bizim yapabileceğimiz bir şey değil. Ama bakım verenler olarak, bebeğin uyuması için uygun şartları (fiziki ve psikolojik) sağlama konusunda yapabileceğimiz pek çok şey var tabii ki.
Tutarlı bir uyku düzeni: Çocuklar günlük rutinlere ve düzene ihtiyaç duyarlar. Ne zaman neyi bekleyeceklerini bilmek onları güvende hissettirir. Tabii ki uyku özelinde de, belli uyku saatleri olması, yukarıda bahsettiğim gibi, aşırı yorulma ya da yeterince yorulmama durumuyla karşılaşmamak için önem taşır.
Uyku zamanına yaklaşırken tempoyu düşürün: Uyku saatine çok yakın zamanlarda uyarıcı aktivitelerden ve ortamlardan kaçının. Evdeki gürültüyü azaltmak, ışıkları kısmak ve birlikte daha sakin aktivitelerde bulunmak hem bebeğinize rahatlaması için zaman verecek hem de uyku öncesi bağınızı güçlendirecektir.
Uyku öncesi rutinler: Hem gündüz hem de gece uykularından önce gerçekleştirilecek tutarlı rutinler, bebeğinize uyku zamanının geldiği sinyalini verecek ve adım adım rahatlamasını sağlayarak uykuya dalmasını kolaylaştıracaktır.
Çocuğunuza anlatın: Bu yaşlarda çocuğunuz henüz kendini tam olarak ifade edecek kadar konuşamasa da, sizin söylediğiniz basit yönergeleri ve ifadeleri anlayacaktır. Dolayısıyla ona gündüz, sakin ve keyifli bir zamanda uyku zamanı geldiğinde neler olacağını anlatmak, onu önceden bilgilendirmek çok önemlidir. Konuşmanızı basit, anlaşılır ve kısa tutun, aşırı açıklama yapmayın. Olası itiraz ya da şikayetleri görmezden gelin, inatlaşmayın.
Gün içinde iletişim ve bağ kurma: Belki çok ilgili görünmediğinden, uykuyla bağlantısını kurmakta zorlandığımız bir konu bu sanırım. Ama bence en önemlilerinden biri.
Uyku çocuklar tarafından bakım verenden ayrılma zamanı olarak algılanır. Bir bakıma da öyledir zaten. Özellikle gece uykuları, çocukların iç güdüsel olarak korkularını tetikleyebilir ve güvende hissetme ihtiyacı ile bakım verenden ayrılmak istemeyebilirler. Gündüz uykuları içinse, uyku baskısı genel olarak geceye göre daha azdır ve dünyada daha yeni olan meraklı çocuklar için keşfedecek çok şey vardır ve uyku bir zaman kaybıdır! Dolayısıyla, gün içinde çocuğunuzla yakın temasta olmanız, fiziksel ihtiyaçlarının yanında duygusal ihtiyaçlarını da karşılamanız çok önemlidir. Oyunlar, fiziksel temas ve göz teması, bol bol gülmek, üzüntülü ya da öfkeli olduğunda duygularını göstermesi için alan açmak ve yanında olduğunuzu hissettirmek çocuğunuzun görüldüğünü/duyulduğunu ve desteklendiğini hissetmesine, güven ve yakınlık duygusunun gelişmesine katkıda bulunur. Bu bağ ve güvenlik hissi uyku zamanı geldiğinde işleri kolaylaştıracaktır.
Odadan ya da yataktan çıkmaya çalışırsa: Çocuğunuz, eğer yataktan çıkabiliyorsa, kalkıp çıkmak ve hatta odadan kaçmak isteyebilir. Bu konuda da inatlaşmak ve zorla yatağına yatırmaya çalışmak her ikinizin de gerilmesine neden olabilir ya da çocuğunuz bunu bir oyuna çevirebilir. Bu durumda biriniz eğlenirken diğeriniz daha da gerilebilir 😊 Dolayısıyla sakince ama kararlı bir şekilde sınır koymak gerekir. Odanın kapısını kapatıp, uyku zamanı diyerek sakince yatağa çağırabilirsiniz. Asla çocuğunuzu odada yalnız bırakıp kapıyı kilitlemeyin.
Odanın fiziki koşulları: Çocuğunuzun odasının ve yatağının dekorasyonu (renk seçimi ve desenler) uyarıcı olması ve etrafta onun ilgisini çekecek oyuncaklar bulundurmanız, onu uyararak uykuya dalmasını güçleştirebilir.
Sabır ve tutarlılıkla, bebeğinizin uykusunu iyileştirmek için yapabileceğiniz pek çok şey var. Umudunuzu kaybetmeyin ve gerektiğinde yardım istemekten çekinmeyin.